6 ÜNLÜ PASİF BAHANE ‘Onun Yüzünden’
Bazı düşünce formları hislerin sorumluluğunu sizin dışınıza yönlendirirler. Bu dile “ pasif” dil denir. Çünkü hisleriniz söz konusu olduğunda sizin sadece pasif bir alıcı olduğunuzu ima eder. Pasif dili kullandığınız ve ona inandığınızda aslında “gücünüzü feda etmiş” olursunuz. Yani hislerinizi kontrol etme gücünü başkalarına veya yaşamınızdaki olaylara bırakmış olursunuz. Aşağıda bazı genel pasif ifadeler var.
- “Onun Yüzünden.” Başkalarının ya da olayların hislerinizi kontrol ettiğine inandığınızda kişi veya olay değişmediği sürece yeni duygular seçmekten aciz olursunuz. Kendinizi birinin ya da bir şeyin merhametine bırakırsınız “ birisi yüzünden hissettiğinize” inandığınızda hislerinizin sorumluluğundan kaçmayı seçiyorsunuzdur. Ama hislerinizin sorumlusunun kendiniz olduğunu öğrendiniz,sizin rızanız olmadan kimse belirli bir hisse kapılmanıza sebep olmaz. Bir çok terapist, kendisinden yardım isteyenlere “bu olay nasıl hissetmenize sebep oluyor” diyerek bu karmaşayı büyütür
- “Kontrolümü Kaybettim” Bu ifade kontrolünüzün, cebinizde veya cüzdanınızda taşıdığınız, kayboluveren bir nesne olduğunu iddia eder. Bir psikiyatr şöyle derdi: “Kontrolümüzü kaybetmeyiz, onu fırlatırız.”
- “Bana Bir Şeyler Oldu” Buradaki ima, nasıl hissettiğinizi ve davrandığınızı kontrol eden dışsal bir gücün etkisinde olduğunuzdur. “ Bana bir şeyler oldu” dediğiniz zaman, hislerinizin sorumluluğunu reddeder ve bu sorumluluğu kendi kontrolünüz dışındaki dışsal güçlere bırakırsınız. Sel, yangın ya da deprem söz konusu ise meşru bir ifade olabilir bu. Yoksa hislerinizin sorumluluğu her zaman sizdedir.
- “Bu Gün Kendimde Değilim” Şahane bahane! Kendinizde değilseniz, neredesiniz? Her zaman kendinizdesiniz,tüm nitelikleriniz ve mesuliyetleriniz ile.
- “Deneyeceğim” İnsanlar bunu söylediğinde genelde yapmaları gereken şeyi yapmayacaklarını veya bu şeyin öncelikli olmadığını kast ederler. Ama bunu kendilerine ya da başkalarına açıkca söyleyemezler. Başarısız olacaklarından korkarlar başarısız olduklarında da “en azından denedim” der ve baştan savarlar. Denemek ile yapmak arasındaki en büyük fark budur. Size koltuğnuzdan kalkmayı,denemeniz söylendiğinde, çabalarsınız ama görevinizi tam olarak yerine getirmeyebilirsiniz. Eğer kalkmaya karar vermiş iseniz, kalkarsınız, o kadar.
- “Evet, ama.” Bu ifade hayır demenin akıllı bir yoludur. Bunu, yapmayo hiç istemediğiniz bir şeyi yapmak zorunda olduğunuzu düşündüğünüzde kullanırsınız. Ama doğrudan “hayır” demezsiniz; çünkü bir münakaşaya sebep olabilir. “Evet, ama” oyunu böylece sürer gider. Biri size “Şunu neden yapmıyorsun,” dediğinde, “Evet, yapmalıyım,ama…” dersiniz ve tavsiyenin neden işlemeyeceğine dair sebepler saymaya başlarsınız. Esasında başta tavsiyeyi onaylarsınız ama onayınızı “ama” ile iptar eder ve reddinizin sebeplerini sıralarsınız..






