Algının Gücü Hisler İnançlar ve Düşünceler Yaratılır
Algının Gücü Üzerine
Bir kartal olduğunuzu hayal edin, Büyük Kanyon üzerinde uçuyosunuz. Bir an kanyonu zihninizin gözleriyle görmeye çalışın. Zihninizde oluşan görüntüyü tasvir etmeniz gerekse, kanyonun yeryüzündeki kocaman, derin bir çatlak olduğunu söylerdiniz.
- Algının Gücü Hisler İnançlar ve Düşünceler Yaratılır
- Algının Gücü Üzerine
- Hisler İnançlar ve Düşünceler Yaratılır
- İrrasyonel Düşünerek Nasıl Kendinize Sorun Oluşturabilirsiniz?
- Cesaret Kırıcı Kelimeler ve İnançlar
Şimdi kendinizi kanyonun dibindeki bir karınca olarak hayal edin. Kanyonu zihninizin gözleriylr görün. Bu durumda tasviriniz, kanyonun gökyüzüne kadar ulaşan kocaman dağlardan oluştuğu yönünde olacaktır.
Kartal ve Karınca, kanyonu kendi görüş açılarından tamamen farlı bir şekilde görüyorlar.İki görüş de tamamen doğru ya da tamamen yanlış olamaz. İnsan algısı da aynı şekilde. Kendi bakış açımızla sınırlıyız. Ve bu bakış açıları inanmayı seçtiğimiz şeylerin doğrudan sonucudur.
Hisler İnançlar ve Düşünceler Yaratılır
Başkalarını memnun etmeniz gerektiğinde inanırsanız, memnun edemediğinizde güçlü duygusal bir cevapla karşı karşıya kalacaksınız. Diğerlerini memnun etmeyi hayat memat meselesi gördüğünüz, öz saygınızla bağdaştırdığınız için kaygılanabilir, suçlu hissedebilir, bunalıma girebilir, utanabilir veya kendinize ya da karşınızdakine kızabilirsiniz. Memnun edemediğiniz bir durumla karşılaştığınızda kendinize şöyle bir şey diyebilirsiniz: “Yaptığımı beğenmedi. Daha iyi yapmalıydım. Böyle oömasına dayanamıyorum. Şimdi benim hakkımda ne düşünüyor? Bu korkunç. Ben beceriksizin tekiyim.”
Böyle düşünceler psikolog Albert Ellis’in “irrasyonel inançlar” dediklerine yönlendirir. Bu inançlar irrasyonedir; çünkü gerçeklği yansıtmazlar. Kimse herkesi aynı aynanda memnun edemez. Karşınınzdakini memnun edemediğiniz zaman bu durumun korkuç olduğuna, daha iyi iş çıkarmanız gerektiğine, memnun etmekte başarısız olmaya dayanamadığınıza inanmak ve başarısız olduğunuz için beceriksiz olduğuna inanmak gerçeklik dışıdır ve kendinizi hor görmenize sebep olur.
İrrasyonel Düşünerek Nasıl Kendinize Sorun Oluşturabilirsiniz?
İrrasyonel inançlar mutluukla aranıza girer ve kişisel yaşamınızda, ilişkilerinizde sorunlar oluşturur. İrrasyonel düşünme genelde talep etme, dayanamama, şikayet etme ve suçlama şekilleinde görülür. Süreç şöyle gider:
Kendini, hayat ya da başkalarıyla iilgili talepler ortaya koyarsınız.
Talebinizin yerine getirilmemedi durumlarını kontrol edememeyi “Buna dayanamam!” diyerek değerlendirirsiniz.
Şikayet eder veya durumu “korkunçlaştırırsınız”.
Diğerlerini ya da kendinizi arzularnızu yerine getiremediğiniz için suçlarsınız, bunların gerçekleşmiş olması için birilerinin berbat insanlar olması gerekir.
Memnun etmede başarasız olma örneğinde başınızı belaya soktuğunuz ilk durum, başkalarını memnun etme talebinde bulunmanızdır. Memnun etmeniz gerektiği şeklindeki irrasyonel ve hatalı inancınız, memnun etmede başarasız olduğunuz zaman duruma dayanamayacağı inancını oluşturmanıza sebep oldu. Sonra bu oluşan durumdan şikayet etmenize sebep oldu. Kendinizi suçladınız, beceriksiz olduğunu sonucuna vardınız.
Cesaret Kırıcı Kelimeler ve İnançlar
İç konuşma, yani kendimize söylediğimiz kelimeler inançlarımızı etkiler. Kullandığımız kelimeler, arzularımızı nasıl ihtiyaçlara çevirdiğimize dair ipuçlarıdır. Bir şeylerin olmasını veya olmamasını istemek, daha değişik olmalarını istemekten çok farklıdır. Memnun etmeyi istemek, memnun etmek zorunda olmaktan başkadır. Zorundalık,gereklilik içeren kelimeler kullandığımız ve buna inandığımız zaman, kendinize, başkalarıne ve olaylara şartlar koşarsınız. Hiçbir istsnayı kabul etmessiniz.
“Gereklilikçilik” olgusuna ek olarak birçok insan kendileri, hayat şartları ve insan gurupları hakkında büyük ifadeler kullanırlar. Buradaki genel kelimeler “her zaman” , “hiçbirzaman” , “hepsi” , “hiçbiri” gibi kelimeler ve “ben daha iyiyim” ya da “ben kurbanım” , “onların nasıl olduğunu bilirsin” gibi ifadelerdir. Bu kelime ve ifadeler genel olarak insanlığa veya belirli gurup insanlara yönetilmiştir. “Onlar” diye başlayan ifadeler önyargı oluşturan inançlardır: “Onlara güvenemessin, nasıl olduklarını biliyorsun!”
Kendiniz, başkaları, günlük sorunlarınız ve ne istediğiniz hakkında mutlak fikirler edindiğiniz zaman arzularınız gerekliliklere dönüştürürüsünüz. Kendi doğrunuzu oluşturduğunuz zaman, hayat olması gerektiği gibi olmadığında üzülmeye daha meyilli olursunuz..






